.
CUMHURİYETİMİZİN 94.ONUR YILINI KUTLARKEN PDF Yazdır E-posta

Bu makale 75 defa okunmuştur.

Yazar Abdurrahim Sercan   
Pazartesi, 30 Ekim 2017 19:30

CUMHURİYET’İMİZİN 94. ONUR YILINI KUTLARKEN.

Bu gün 30 Ekim 2017

Mustafa Kemal Atatürk bundan 94 yıl önce.

Cumhuriyet’in ilanından bir gün sonra 30 Ekim 1923 günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada; içinde bulunduğumuz durumu şöyle değerlendiriyor.

Kurtuluş Savaşı sonunda;

Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı.

Şu anda yoksul bir köylü devletiyiz.

Karayollarımız yok denecek kadar az.

4.000 km. kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda.

Nüfusumuz 13 milyon, 11 milyon kişi köyde yaşıyor.

40 bin köy, 38 bininde okul yok.

Erkeklerin yüzde yedisi, kadınların binde dördü okuma yazma biliyor.

Okur-yazar erkeklerin çoğunluğu, subay veya gayrimüslim..

Okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gitmiyordu.

Toplam, 4894 ilkokul, 72 ortaokul, 23 lise vardı.

Türkiye'nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı.

Öğretmenlerin üçte birinin, öğretmenlik eğitimi yoktu.

Tek üniversite vardı, darülfünun, medreseden halliceydi.

Ülke bilim-den çoook uzaktı.

Köylümüzü topraklandırmalı diyordu Atatürk.

İhtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.

Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyet'le de insanlıkla da bağdaşmaz.

Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız.

Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.

Sığır vebası hayvanlarımızı öldürüyor.

Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136. Pek az şehirde eczane var.

Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor.

Üç milyon insanımız trahomlu. Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. Bit ciddi sorun. Nüfusumuzun yarısı hasta.

Bebek ölüm oranı % 60'ı geçiyor.

Diş hekimimiz yok..

Limanlar, madenler, demiryolları yabancıya ait.

Toplam sermayenin sadece yüzde 15'i Türk.

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e miras kalan sadece dört fabrika vardı, Hereke ipek, Feshane yün, Bakırköy bez, Beykoz deri…

Elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus'ta vardı.

Otomobil sayısı bin 490'dı. Sadece dört şehirde özel otomobil vardı.

Tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu.

Arkeolojik eserler, öyle gizli saklı değil, padişahların hediyesi olarak, trenlerle çalınmıştı.

600 sene boyunca Türkçe'nin ırzına geçilmiş, Osmanlıca denilmişti.

Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca kelimeler, Levanten terimler dilimizi istila etmişti. Karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan Arapça'yla Türkçe yazmaya çalışıyorlardı.

 

VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK:

CHP’nin 1935 kurultayı açılış nutkunun giriş bölümü ile gelinen son durumun Şöyle açıklıyor:

"Karşılarında bulunmakla haz duyduğum delege arkadaşlarımı selamlarken; Yüce Ulusumuzu saygı ile anarım.

Bu anda bundan önceki kurultayları ve partimizi doğuran ilk Sivas kurultayını –ki; dış ve iç düşmanların süngüleri altında kurulmuştur- hatırlatmak, geçen on altı yılın bütün hadiselerini göz önüne getirmeyi kolaylaştırır.

 

 

Uçurumun kenarında yıkık bir ülke...

Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar...

Yıllarca süren savaş...

Ondan sonra:

İçerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet...

Ve bunları başarmak için aralıksız devrimler...

İŞTE TÜRK GENEL DEVRİMİNİN KISA DİYEMİ...

 

30 kim 2017

Abdurrahim Sercan

Emekli Öğretmen

CHP İzmir eski il sekreteri

 
 
mod_vvisit_counterBugün216
mod_vvisit_counterDün845
mod_vvisit_counterBu hafta1061
mod_vvisit_counterBu ay13016
mod_vvisit_counterTüm1821511