.
Abdulhamit Özlemcileri ne. PDF Yazdır E-posta

Bu makale 786 defa okunmuştur.

Yazar Abdurrahim Sercan   
Perşembe, 22 Eylül 2016 12:10

ABDULHAMİT ÖZLEMCİLERİ NE...

2016 – 2017 Öğretim yılının açıldığı gün, AKP'nin şeriat özlemcisi Meclis başkanı İsmail Kahraman da. Dolmabahçe Sarayında Abdulhamit Han ve Dönemi Sempozyumu düzenliyor. Karanlığı o kadar özlemişler ki; o günlere bir an önce geçmeye can hıraş çalışıyorlar.

O yüzdendir ki; ülkenin uyutulup, halkın uyuşturulması için matbaayı ülkeye sokmayan Abdulhamit, elektrikli araçların ve elektriğin yurda girmasini de yasaklamıştı.

(Toplumsal Çözülme s.127  - Mustafa Coşturoğlu)

Yıl 1967 okullar yeni açılmıştı. Bir köy okulunda öğretmenim.

Tenefüse çıktığımızda odamda şık giyimli bir kişi oturuyordu. Hoş geldin faslından sonra kendisini tanıtarak; Bakanlık Müfettişi Şerafettin Çayıroğlu olduğunu,

Devamında hakkımda şikayet olduğunu ifademi alacağını söyledi. Mühürlü zarfı açarak soruları okudu ve yazılı olarak yanıtlamamı istedi.

1- Geceleri sabaha kadar evinde IŞIK yanıyormuş.

2- Gazeteci-Kitapçı Tahir Apaydın'dan Hükümet Devirme Tekniği (CURZİO MALAPARTE) kitabını almışsın. Hükümeti nasıl ve kimlerle devireceksin. (Adı geçen kitaba 12 Mart Faşist Darbesi sırasında el konulmuştu.)

3- Cumhuriyet, ve yön okuyormuşsun neden.

Yanıtlarım şöyle olmuştu.

1- Karanlıklardan koktuğum için sabaha kadar evimde IŞIK yakıyorum (Işık dediğimiz de gaz lambası, zira köyde elektrik yoktu.) Çünkü yarasalar Işığa gelemezler.

2- Okumayı seviyorum. İlgimi çekti kitabı aldım ve okudum. Bu köyden hükümeti devireceğime inanıyormusunuz.

3- Evet Cumhuriyet ve Yön Dergisini okuyorum.

Abdulhamit Döneminin özlemi çekenlerin bir de sağlık politikalarına göz atalım.

Abdest Suyunun hangi hastalıklara iyi geldiği’ ne yazık ki AKP iktidarı zamanında dillendirlidi.

Diğer bir şeriat özlemcisi Fethullah Gülen'in sümüklü mendilini ağızlarında çiğnemenin hangi hastalıklara iyi geldiğini herhalde açıklarlar.

Abdulhamit Döneminde bir çok hastalıklardan kurtulmanın yolunuda bulmuşlar.

Ulu Hakan diye bildiğimiz Sultan Abdülhamit döneminde veba salgını başlamış.

Padişah hazretleri, vebanın kalkması için hangi duaların ve nelerin okunması gerektiğini resmen Ders Vekili’nden sorar.

Ders vekili böyle bir salgını önlemede Buhri Şerif’in okunmasını önerir.

Meşihat (Din işlerine bakan) Müsteşarı ise bu görüşe katılrnaz: "Salat ve selam" okunrnasını salıklar.

Esseyyid Davud Efendi adındaki bir zat ise, 9-10 yaslarındaki cocuklara, akşam-yatsı arasında minarelerden ve yüksek yerlerden "Rahman Sure­ si"ni (Kur’an) okutmanın vebayı önlemede tek çare olduğunu bildirir.

Bu olayla ilgili belgeler Yıldız Sarayı’nda 1309 ve 1311 numaralarda kayıtlıdır.

(Fahri Belen:Tarih Işığında Devrimlerimiz, İstanbul 1970 s.53)

Eğitim politikalarına gelince; Özlenen Eğitim Programını 4+4+4+4 denilen ucube eğitim sistemi ile hayata geçirmek için aşağıdaki örnekler İmam Hatiplerle daha da çoğalacak gibi.

Bu örnek :hem acıklı, hem eğlenceli: Balkan savaşının, en karanlik günleri.. Edirne düşmüş, Bulgarlar Çatalca’ya dayanmıştır. Top sesleri İstanbul’dan duyuluyordu. Devletin "Babı Meşihat Dairesi" (İslâmî işlerin ilmî mes’eleleri ile uğraşan devlet dairesi.), okullara bir genelge gönderir ve genelgeye bir de dua ekler. Bu duanın, okullarda "4444" kez okunacağı buyrulmaktadır. Düşman ancak bu dualarla püskürtülecek ve ülke kurtulacaktır. (Şimdi 4+4+4 ün sırrını da çözdük sanırım.)

(Peyami Sefa :Türk İnkılabına bakış)

AKP’nin sanata bakışına gelince:

Anadolu’da halk Milli Mücadelenin ölüm günlerini yaşamaktadır.

Yıl 1921 lstanbul’da halk tiyatroya gider, bir güldürü seyreder. Bu olay hemen hükümete jurnal edilir; jurnal üzerine "Fetva Eminliği", tiyatroda gülen Müslümanlar için "iman ve nikah" yenilenmesi gerektiğini bir fetva ile duyurur.

(Sadi Borak Milliyet 21 Kasım 1972.)

Sevgili Tarık Akan Yıldızlara uğurlandığında, Cumhuriyet ve aydınlık düşmanları saldırılarını devam ettirdiler. Hatta kendisini insan hakları savunucusu diye tanımlayan Eren Keskin Tarık Akan'ı Devrimci olarak görmediğini yazmış.

Eren Keskin nereden devrimci oluyor da başkalarının devrimciliğini ölçüyor.

Ama baktığımızda Cumhuriyet'i bir türlü özümseyamemiş, her fırsatta Mustafa Kemal Atatürk'e düşmanlıklarını gizleyememiş zavallılar elbette ki; Tarık Akan'ın arkasından kinlerini kusacaklardır.

22 Eylül 2016

Abdurrahim Sercan

www.68dayanisma.org

Perşembe, 22 Eylül 2016 16:11 tarihinde güncellendi
 
 
mod_vvisit_counterBugün211
mod_vvisit_counterDün845
mod_vvisit_counterBu hafta1056
mod_vvisit_counterBu ay13011
mod_vvisit_counterTüm1821505