.
Değerli Meslektaşlarım, Sevgili arkadaşlarım PDF Yazdır E-posta

Bu makale 2323 defa okunmuştur.

Yazar M.İlker Gürkan   
Pazar, 11 Ocak 2015 23:40
Ülkemizin yaşamakta olduğu süreç: Emperyalizm ve Emperyalizmle işbirliği halindeki her tür “Gericiliğin”: Tarihin ilk muzaffer Anti-Emperyalist Milli Kurtuluş savaşı ve ertesinde kurulan Cumhuriyetle “rövanş” kavgasıdır. Bu sürecin henüz “mevzii çarpışmalar” evresindeyiz. Bu günlerde yapılan “tahkimat” boyutu ve/veya niteliği ne olursa olsun, bu mücadelenin büyük finalinde “stratejik” etkiler yaratacaktır. Ne boşa geçirilecek bir dakika zamana, nede boşa harcanacak bir dirhem enerji kaybına izin verilemez.
İçinde bulunduğumuz evrede bu yaşamsal mücadelenin ağırlıklı alanı “hukuk” olarak ortaya çıkmış durumda… Dikkat çekici olan; bütün toplumun ilgisinin belli bir konuya yoğunlaştığı her zaman diliminde, siyasal iktidar başka bir konuda –özellikle de hukuk alanında- yeni düzenlemeler getiriyor, niteliğine uygun gerçekleştirdiği yapılanmayı bir adım daha ileri götürüyor, pozisyonunu biraz daha tahkim ediyor.
Övünçle izlediğimiz gibi; Cumhuriyetin Avukatları ve de Cumhuriyetin Yargıç ve Savcıları; Hukukumuzu savunma gayreti içindeler… “İşbirlikçi Gericiliğin” sinsi, fakat kararlı biçimde sürdürdüğü “rejimi değiştirme “ çabalarına direniyorlar, teşhir ediyorlar… Hatta T. Barolar Birliğimiz ve bir kısım Barolarımızında; bu süreçte olabildiğince etkin olmaya çalıştığını görüyoruz… Ancak; bu yeterli değildir. Barolarımız ve Türkiye Barolar Birliği artık kapımıza dayanmış bulunan bu “Karşı-Devrim’i” durdurmak ve püskürtmek üzere; birlikte –örgütlü- ve sürekli bir faaliyeti, olabildiğince katılımı sağlayacak bir plan dahilinde hayata geçirmek zorundalar. 
Açıkça soruyoruz: Lütfen bir kez daha Fransaya bakın… Dün orada olanların katbe kat fazlası Türkiye de olmadımı? Katbe kat yurttaşımız ölmedimi? Siyasi Partilerden… Sendikalardan, yada başkaca kitle örgütlerinden bu topraklarda hangi tepki gösterildi?
Artık avukatlar ayağa kalkmalı ve topluma önderlik yapmalıdır. Bu yolda Barolarımız ve TBB tarihsel bir görevle karşı karşıyadır:
EMPERYALİZME VE İŞBİRLİKÇİSİ OLAN HER TÜR GERİCİLİĞE KARŞI “ULUSAL VE DEMOKRATİK” SEFERBERLİK İLAN ETMELİ VE GEREĞİNİ YAPMALIYIZ… 
Ulusal ve Demokratik olarak bizlerle birlikte olmayı kabul eden muhafazakarlardan, Liberallere kadar ülkemizin Cumhuriyete bağlı tüm unsurlarını “güçbirliğine” çağırmalıyız…
Türkiye Cumhuriyeti parçalanmak, yıkılmak, yok edilmek isteniyor. Eğer Ulusal-Demokratik-Laik- Hukuk Devleti ortada kalmazsa ne avukatlığımız ne doktorluğumuz ne mühendisliğimiz nede bilmem hangi mesleğimizin değeri kalmayacaktır. Herkes bilmelidir ki karşı-karşıya olduğumuz durum bir varlık yokluk meselesidir.
Ortalıkta dolaşan “Batılı Kurumlara” umut bağlayamayız… Bu gün Müslüman dünyada ileri fırlamış görünen “Dinci gericiliğin” eninde sonunda “Batılı-Beyaz ve Hıristiyan” emperyalizmin hizmetinde olduğunu gözden kaçıramayız… Dün olduğu gibi bu gün de…
TÜRK MİLLETİNİ YİNE TÜRK MİLLETİNİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR!...
Ülkemizin öp öz milli ve demokratik kurumlarından olan Barolarımız görevlerini hatırlamalı ve harekete geçmelidir…
 
 
mod_vvisit_counterBugün942
mod_vvisit_counterDün1672
mod_vvisit_counterBu hafta942
mod_vvisit_counterBu ay8403
mod_vvisit_counterTüm2620604