.
PKK'yı Başımıza Kim Sardı? PDF Yazdır E-posta

Bu makale 2396 defa okunmuştur.

Yazar Gürbüz Evren   
Perşembe, 30 Ekim 2014 23:43
Teröristler tarafından Yüksekova’da şehit edilen silahsız 3 Anadolu çocuğu askerin kanlar içindeki görüntülerini izlediğimde,
Diyarbakır’da arkasından kahpece vurularak şehit edilen astsubayın haberini aldığımda,
PKK belasını başımıza saran, yakın geçmişin siyasetçilerini düşündüm.
Peşmerge konvoyunun 29 Ekim’de, hem de Cumhuriyet Bayramı’nda Habur’dan girişinden, Kobani’ye varışına kadar yol boyu,
vatan kurtaran asker havalarında karşılanmasını, çekilen halayları, sevinç gösterilerini izledim. 
Yine siyasetçileri düşündüm.
Bu görüntülerin benzerini yine Ekim 2009’da, Kandil ve Mahmur‘dan gelip Habur’dan giriş yapan 34 PKK’lının binlerce kişi
tarafından karşılanması sırasında da izlediğimizi hatırladım.
O zaman da tuhaf duygular içinde siyasileri düşünmüştüm.
Bunca olaydan sonra bir hafıza tazelemesi yapmadan duramayacağım.
Kürtçe yasağını duyduğumuzda, yapmayın, etmeyin bu karar PKK’nın ekmeğine yağ sürer, Kürtçüleri güçlendirir dedik.
Dinletemedik. Üstüne üstlük, bir de tehdit edildik. 
O dönemde, darbe yapmış 12 Eylülcüler, ülkeyi faşizan baskılarla yönetiyordu. 
Bu nedenle kimseyi dinlememeleri normaldi.
Daha sonra sivil yönetimler geldi.
Güneydoğu’da köyler boşaltılırken, insanlar başta İstanbul, Adana, Mersin olmak üzere büyük kentlere göçerken,
yapmayın, etmeyin, metropollerde PKK’ya taraftar altyapısı ve gizlenecekleri alan sağlıyorsunuz dedik.
Terörle mücadeleden anlamazsın, teröristleri izole ediyoruz dediler.
Büyük kentlere göç etmek zorunda kalan Kürt ailelerinin çocukları büyüdükçe, örgütün ortalığı yakıp yıkacak militan kaynağına dönüşecek dedik.
Bizden daha iyi mi bileceksin, asimile olurlar dediler.
Güneydoğu’dan batıya göç ettirmek çözüm değil. PKK, Kürt toplulukların arasına sızar.
Bayrak yaktırmak başta olmak üzere tahrik edici eylemler yaptırır. 
Etnik gerginliklerin ve üzücü olayların yaşanmasına yol açar dedik.
Merak etme, Batıda rahatı görünce, PKK’ya yüz vermezler dediler.
Yasaklar da, PKK ile görüşmek te, örgütü güçlendirir, bu nedenle Kürt vatandaşlarımıza sahip çıkın, sadece onları muhatap alın dedik.
PKK bitiyor, teröristler teslim oluyor yalanına inanmamızı beklediler.
Sorunu sadece güvenlik boyutu ile ele almayın, işi askere havale edip kenara çekilmeyin dedik.
Vatan, millet, Sakarya nutuklarıyla yanıt verdiler.
Askeri öne sürüp, arkasına saklandıkça, PKK’nın oyununa geliyorsunuz. 
Şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını veremezsiniz dedik.
Mehmetçik, teröristlere dersini verir dediler.
Daha sert tedbirler alarak, daha çok şehit cenazesinin gelmesine yol açıyorsunuz, sorunu çözecek projeler üretin, işi Meclis’te bitirin dedik.
Önce PKK’yı bitirelim, sonra siyaseti devreye sokarız dediler. 
Bu işin uluslararası boyutu var.
PKK, emperyalist projenin parçası olduğu için diplomasiyi unutmayın dedik.
Merak etme, ABD, NATO, AB yanımızda dediler.
Teröristlerin karşısına düzenli orduyu çıkarmayın, sivrisineği tankla vuramazsınız. Sürekli şehit veriyor, askeri de yıpratıyorsunuz dedik.
Kanları yerde kalmayacak dediler.
PKK’nın işine yarayan politikalarınız sayesinde Kürtlere yönelik tepki büyüyor. 
İnsanlar, her Kürt’ü PKK’lı sanıyor.
Kürtleri istemediğini söyleyenlerin sayısı hızla artıyor. Anadolu’nun insanın birbirine düşmesine engel olun dedik.
Bizi kimse bölemez dediler.
35 yılda nice siyasetçiler geldi geçti, ama sorunun çözümünün sivil ve demokratik olduğunu ya kabul etmediler ya da ettiler,
ama uygulamadan kaçındılar.
Bugün gelinen nokta, yani Açılım ya da Barış Süreci ise hikâyedir, hikâye. 
Silahını bırakmayıp, masada tehdit unsuru olarak tutan ve arkasında ABD olanlara ne verirlerse versinler, daha fazlasını isteyecektir. 
Bakmayın siz AKP’nin sivil siyaset söylemlerine. 
Onların hedefinin ne olduğunu anlamayan kalmadı.
Gerçek şu ki, bu ülkenin en önemli sorunu, yıllarca askerin arkasına şu ya da bu şekilde saklanmış siyaset kurumudur.
Siyasetin seviyesi yerlerde süründüğü içindir ki, Türkiye bölünme noktasına getirilmiştir.
Bu saatten sonra geçmiş ola.
Çünkü şişeden çıkan cin, bir daha oraya girmez.
 
 
mod_vvisit_counterBugün867
mod_vvisit_counterDün1672
mod_vvisit_counterBu hafta867
mod_vvisit_counterBu ay8328
mod_vvisit_counterTüm2620529