.
‘Suriye’ye Girilecekse Bilal Gitsin’ PDF Yazdır E-posta

Bu makale 2454 defa okunmuştur.

Yazar Utku Çakırözer/Cumhuriyet   
Cumartesi, 29 Mart 2014 07:51
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile çıktığımız iki günlük seçim turunun ardından Adana’dan Ankara’ya dönüş yolunda,
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve
Genelkurmay 2. Başkanı Org. Yaşar Gürel arasında ordunun Suriye’ye sokulması yönündeki senaryoların tartışıldığı kritik
toplantının sosyal medyadan sızan tapeleri üzerine konuştuk. “Bu kayıtlar iki açıdan vahim” dedikten sonra şöyle sıraladı: 
Savaş kumpasını gösterdi 
1. Öncelikle Türkiye’nin Suriye’ye saldırması için Erdoğan ve hükümetinin nasıl bir kumpas içinde olduğunu hepimize gösterdi.
Kendi oğluna askerlik yaptırmayan bir Başbakan’ın gencecik çocuklarımızı Suriye bataklığına sürüklemekten çekinmeyecek kadar
gözünü hırs bürümüş. 
2. Devletin çivisi çıkmış. Devlet sırrı diye bir şey kalmamış. En mahrem bilgileri ister casus, ister başka ülkeler rahatlıkla elde edebiliyor.
Çünkü hükümet devletin itibarını koruyacağına, devleti soymakla meşgul olmuş.
Türkiye Cumhuriyeti’ni “muz cumhuriyetine” döndürdüler. 
Tüm sorumluluğun hükümete ve başındaki Başbakan Erdoğan’a ait olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu,
“Devletin sırlarını dahi konuşamayan bir hükümetin meşruiyeti tartışılır. Sağa sola saldırmayı bıraksınlar önce bunun hesabını versinler.
Derhal istifa etmeleri gerekir” dedi. 
Senaryolardan haberdardık 
Hükümetin seçim öncesinde Suriye ile savaş çıkaracağı iddiasını ilk ortaya atan ismin kendisi olduğunu hatırlatınca,
“17 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını halka unutturmanın tek yolu olağanüstü bir gelişme yaşanmasıydı.
Bunun da tek yolu Suriye’yle savaşmaktı. Bu yönde hazırlık yapıldığı bilgisi bize ulaştı. Biz de halkımızı uyardık.
Savaşın uluslararası toplumca meşru görülmesi için Suriye’den Türkiye topraklarına ve Türk toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi’ne bir saldırı olması gerekiyordu. İşte ortaya çıkan kayıtlar da duyduğumuz bu planları doğruluyor” dedi. 
Askerin tavrını yadırgadım 
Toplantı kayıtlarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından söylendiği ileri sürülen “4 adam ayarlar 8 roket fırlattırırım, Süleyman Şah Türbesi’ne saldırttırırım” ifadeleri karşısında dehşete düştüğünü belirten CHP lideri, “Aklın mantığın alacağı şey değil. Bir demokraside bunun düşünülmesi, tasarlanması Türkiye’yi uluslararası alanda çok zor duruma düşürecektir” dedi.
Toplantıda Genelkurmay 2. Başkanı Org. Gürel’in takındığı tavrı da “yadırgadığını” belirten Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeyi yaptı: 
“Bu süreçte Genelkurmay İkinci Başkanı’nın savaş kıştırtıcılarıyla aynı masaya oturmasını, yapılan planlara karşı çıkmamasını da anlamakta zorluk çektiğimizi ifade etmek zorundayım. Eğer bir savaş çıkarsa, bu ülkenin garip gurebasının çocukları savaşa gidecek.
Buna ne hakkınız var? Eğer birileri gönderilecekse önce Erdoğan kendi çocuklarını göndersin savaşa.” 
Angajmandan ‘şüphe’ duyarım 
Kılıçdaroğlu, ortaya çıkan son ses kayıtları ışığında, geçen hafta düşürülen Suriye uçağı ile ilgili yapılan “angajman kurallarına uymadığı için
düşürdük” tezinin de inandırıcılığını yitirdiğini belirterek, “Bütün bu tablo angajman kurallarına ne kadar uyulup uyulmadığı
konusunda da ciddi bir soru işaretlerini önümüze koyuyor” dedi. 
“Uçak Türkiye sınırını ihlal etmemiş olabilir mi?” sorumuza da, “Tabii ki. Baksanıza nasıl planlar içindeymişler” karşılığını verdi. 
Dünyanın bildiğini halktan saklıyor 
YouTube’un kapatılması ve RTÜK tarafından basına yayın yasağı getirilmesi konusuna da tepki gösteren CHP lideri şu değerlendirmeyi yaptı: 
“Tüm dünyanın bildiği gerçekleri kendi halkından saklamaya çalışıyor. Hele de yayın kuruluşlarına getirilen yasak için ‘özel hayatın gizliliği’ gerekçesini kullanmaları akıl alır gibi değil. Baskı rejimlerinin temel özelliği kendi ülkelerini dünyadan soyutlamak, halkın bilgi edinme hakkını kısıtlamaktır.
Medyanın bu konuda daha cesur olması gerekiyor. Aksi halde en ağır faturayı medya ödeyecek.”  
Oy ver!
Bu akşam itibarıyla siyasetçiler son sözlerini söyleyecek. Yarın seçim günü. Vereceğimiz oylar Türkiye’nin kaderini belirleyecek.
Hepimize biri zorunlu diğeri tercihe bağlı iki önemli görev düşüyor. 1. Gücünüz oyunuzda. Üşenmeyin, vazgeçmeyin sandığa gidin
ve oyunuzu kullanın. 2. Oy kullandığınız sandığın sonuçlarını YSK’nin ilan edeceği sonuçla karşılaştırın.
Bunun için CHP’de, Genel Başkan Yardımcısı Emrehan Halıcı tarafından kurulan “CHP Sandık Takip Sistemi (http:// sts.chp.org.tr)” kullanılabilir. Oy kullandığınız sandıktan çıkacak sonucu, bu sisteme girerek YSK tarafından ilan edilecek sonuçlarla karşılaştırın.
Sandık güvenliğinin en temel yolu bunu sağlamadan geçecek.
 
 
mod_vvisit_counterBugün1000
mod_vvisit_counterDün1672
mod_vvisit_counterBu hafta1000
mod_vvisit_counterBu ay8461
mod_vvisit_counterTüm2620662