.
Ateşe Semah Durmak PDF Yazdır E-posta

Bu makale 5612 defa okunmuştur.

Yazar Ali Yıldırım   
Salı, 30 Kasım 1999 02:00
Ateşe Semah Durmak
Yazar Ali Yıldırım  
Kayseri'yi geçen otobüsler hızla ilerliyor Sivas'a doğru. Sivas'a Yozgat yolundan gidiliyor. şoförler aralarında konuşup Kayseri üzerini tercih ediyorlar, Yozgat yolu bozuk diyerek. Oysa onları, Sivas'ın Yozgat girişinde bekleyenler olacaktı. Bu yol da umdukları gibi değil. Stabilize bir bölüme giriyorlar ve yarım saatte ancak çıkılıyor. Yolcular heyecanlı. Otobüsler heyecanlı. Bir an önce Sivas'a, Pir Sultan'a kavuşma isteği her şeye ağır basıyor.
 
 
ATEŞTE SEMAHA DURMAK
ONBıRıNCı YILINDA SİVAS KATLİAMI
Ateş vardı. Can vardı. Canlar vardı. 
Yangın ve ölüm vardı.
Onlar ateşte semaha durdular.
Benim Kâbem insandır diyerek
Dost senin derdinden
Ben yana yana diyerek
Canlar katledildiler
2 Temmuz'da
Madımak'ta, Sivas'ta
Öldüler!
Canlar “ölümü güzel kıldılar.”
I. BÖLÜM
SıVAS ELLERıNDE SAZIM ÇALINIR
niye mi koşarsın böyle ufka doğru
Pir Sultan mı ısmarladı seni
Kızılırmak’tan öte Sivas'a doğru
yeryüzü gökyüzü ve sabah vakti
bilece uçarsınız hastanız ulu
alnında göğsünde ve parmak uçlarında
kan pıhtısının ısrarlı bakışı
siyaset meydanı hıncahınç dolu
ustamın gözlerindeki son damla mavi
takılıp kalmış kirpiklerine
perçemi uysalca dolanmış darağacına
uzakta kavaklar kuşku sorulu
bir tambur dehşeti sazında
                                    Cemal Süreya
Semahçılar, tiyatrocular coşkulu. Keyifli bir yolculuğun tadını çıkarıyorlar. ışte ınci ile Muammer. Hemen yanlarındaki koltukta Yeşim'le Sait. Özlem, Nurcan, Elif... Türküler türkülere ekleniyor, deyişler marşlara. 
Otobüsler hızla ilerliyorlar. Birazdan şarkışla'ya varacaklar. şimdi Yeniçubuk köprüsünden geçiyorlar. Gemerek Yeniçubuk arasındaki taş köprüden... ışte Deniz Gezmiş'in yakalandığı yer. Köprünün hemen sağ tarafındaki taşlı tarla. Deniz 1971'in 16 Martı'nda sabaha kadar çatışmıştı bu tarlada. Nurcan merakla soruyor Özlem'e, “madem burada yakalandı Deniz, öyle ise neden ‘şarkışla'ya düşürmesin Allah sevdiği kulunu’ diye türkü söylüyoruz? Doğrusu Gemerek değil mi?” Özlem bir yanıt bulma telaşına düşüyor. Otobüsler hızla ilerliyorlar. 
Gün ışımaya başlıyor. Yeryüzü aydınlanıyor. Yol boyu otobüslerle birlikte yürüyen tepeler boş, çıplak, kül renginde. Düzlükler, tarlalar yemyeşil. Henüz buğdaylar yeni sararmaya başlamış. Ilık bir rüzgâr esiyor pencere aralığından. Rüzgârla birlikte toprağın ve bozkırın keskin kokusu da giriyor içeriye. Yalayıp geçiyor genç yüzleri...
Mehmet, elindeki dünya işçi marşlarından seçmeler kasetini teybe sürüyor. Her dilden halk şarkıları. Merhaba gürül gürül akan hayat. Merhaba proletarya. Mehmet'in slayt gösterilerine fon yaptığı o coşkulu müzik. Yayılıyor işçi marşları otobüsün boşluğunda. Gözlerini oğuşturarak günü selamlıyor Pir Sultan yolcuları. Otobüsler hızla ilerliyor...
şarkışla'ya uğramıyor otobüsler. şehrin alt tarafından geçip gidiyor anayol. En küçük bir sıkıntı dahi yok otobüsün içinde. şarkışla ve köyleri ne kadar da tanıdık. Aşık Veysel, yarım saatlik bir mesafede Sivralan'da yatıyor. Ağustos'ta Veysel şenlikleri var. Gelecek ay da oraya gidilecek, orada semaha durulacak. şuradan Yapıaltın'a gidiliyor. Aydınlanma savaşçısı Turan Dursun'un köyüne.
şarkışla, ertesi gün onca evladı katledilecek bahtsız kasaba! Köyler, köyler, köyler... Saraç, Ortaköy, Hüyük, Kavak... şehitler, şehitler... şehit köyleri!.. Otobüsler hızla ilerliyor Sivas'a doğru. 
ışte Sivas. Otobüs duruyor. Geride kalan diğer otobüsler beklenecek. Fotoğraf makinasının deklanşörüne basıyor Nurcan, Sivas sabahı donuyor fotoğrafta. Yangın, otel, 3. kat, ölüm. Yanmayan, yıpranmayan makinanın içinde donan Sivas sabahı. Tarih kitabının sayfalarını çevirir gibi, geçiyor tarih. Pir Sultan, Aşık Veysel, Deniz... Yapıaltın'dan Turan Dursun... Merhaba Sivas... Günaydın kanlı Sivas.
KANLI SıVAS’TAN
OZANLAR ŞEHRİ’NE
Pazar, 02 Kasım 2014 10:56 tarihinde güncellendi
 
 
mod_vvisit_counterBugün913
mod_vvisit_counterDün1682
mod_vvisit_counterBu hafta16614
mod_vvisit_counterBu ay38924
mod_vvisit_counterTüm1664102