.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN PDF Yazdır E-posta

Bu makale 1561 defa okunmuştur.

Yazar BELGE   
Cumartesi, 29 Ağustos 2015 18:46

30 Ağustos 1968'de öğrencilerin yayınladığı bildiri

Kırkbeş Yıl Önce Türkiye Halkı Canını Dişine Takıp Emperyalist Saldırganları Büyük Bir Bozguna Uğratmıştı.

 Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğrenci Birliği, İTÜ Teknik Okulu Talebe Birliği,İstanbul Yüksek Teknik Okulu (...İYTO) Talebe Birliği, Robert Kolej Öğrenci birliği, Devlet Güzel Sanatlar Akasemisi (DGSA) Talebe Cemiyeti,İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Talebe Cemiyeti, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Talebe Cemiyeti ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğrenci Cemiyeti, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle ortak bir bidiri yayınlar.

Yayınlanan bildiri aynen şöyledir:

“Bugün 30 Ağustos milli bayramımız.

Bundan kırkbeş yıl önce Türkiye halkı canını dişine takıp emperyalist saldırganları büyük bir bozguna uğratmıştı.

Bugün bizim için büyük bir gün.

Fakat, kırkbeş yıl sonra bugün anma törenine boynumuz bükük geliyoruz. Amerikan altıncı filosu yine bir limanımıza ,İzmir’e demir attı.

Karasularımızı yine kirletti.

Üstelik alay eder gibi, küfreder gibi, milli günümüzde, bayrağından mazlum milletlerin kanı damlayan o ölüm filosu girdi limanımıza.

Filonun geri kalan parçası ise 9 Eylül’de yani saldırgan Yunan ordusunun denize döküldüğü yine bir bayram günü gelecek.

 Alay eder gibi gelecek, küfreder gibi gelecek.

Bundan öncede çok kere limanlarımıza bu Amerikan ölüm filosu geldi.

İstanbul’un kurtuluşu gününde geldi.

Kıbrıs’ta donanmamızın yolunu kesmek için yine geldi.

Biz, öğrendik artık. Amerika’nın bu ölüm filosu hep böyle önemli günlerde geliyor, hep sevinçli günlerimizde geliyor ve sevincimizi kursağımızda bırakıyor.

Diyor ki; Kurtuluş Savaşınızda emperyalistleri yurttan attık ve artık tam bağımsız bir ülkeyiz diye sevinmeyin.

İşte, yine ben varım karşınızda.

İstediğim zaman limanlarınıza sokacağım Altıncı Filom var. Atom bombalarım, Napalm bombalarım var.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanının da giremediği 35 milyon metre kare toprağınızda 101 tane Amerikan üssüm ve 20.000 den fazla askerim var. Bana müdahale hakkı veren 54 tane ikili anlaşmam var. Benzin şirketlerim var. içinizde bana ortak kompradorlarım (yabancılarla işbirliği yapanlar), CIA ajanlarım var.

Ülkenizin her yanında propagandamı yapan barış gönüllülerim var.

Haklıdır Amerika.

Söylediklerinin hepsi fazlasıyla var.

Kırkbeş sene önce kovduğumuz ve kuyruklarına baka baka giden emperyalist saldırganlar bugün yine karşımızda.

Daha bir ay önce Türk Gençliği, Amerikan Ölüm Filosu 6. Filoyu istemediğini mertçe göstermişti.

Polis ise Amerikalı erlerin daha rahat eğlenebilmeleri için bu mert gençlere saldırdı.

Ve arkadaşımız Vedat Demircioğlu şehit edildi.

Ve henüz daha şehidimizin kanı kurumadan alay eder gibi, küfreder gibi yeniden limanlarımıza geldiler.

Bilindiği gibi bugün kapitalist ülkelerin en büyüğü ve önderi ABD’dir.

Bütün kapitalist ülkeler gibi ABD’de asırlardan beri dünyanın fakir ülkelerini yağma ederek zenginleşmiş, büyük bir sermaye birikimi meydana getirmiştir.

Bu sermaye birikiminde yüzyıllardır boğaz tokluğuna çalıştırılan zenginler de büyük rol oynamıştır.

Bugün ABD, biriken bu muazzam sermayeyi çalıştırmak zorundadır.

Eğer bu sermaye çalıştırılmazsa, ekonomi durur, fabrikalar kapanır, her taraf işsiz ve aç insanlarla dolar, açık soygunculuk ve yağmacılık başlar.

Bu da ABD’indeki kapitalist düzenin sonu demektir.

Böyle bir sonucu istemeyen ABD kapitalistleri, biriken o muazzam sermayeyi çalıştırmak ve ekonomiyi ayakta tutabilmek için iki yola başvurmak zorundadırlar. a) Sermayeyi çalıştırabilmek için yeteri kadar ham madde temin etmek,

b) Malları ürettikten sonra satacak pazar bulmak.

Bunları da ancak azgelişmiş ülkelerden temin edebilir.

Çünkü, bu ülkeler zengin tabii kaynaklara sahiptir ve daha sanayileşemedikleri için zengin pazar yerleridirler.

O halde bütün kapitalist ülkeler gibi, ABD’de biriken sermayesini çalıştırmak yani ekonomisini ayakta tutabilmek için, birer hammadde deposu ve zengin pazar yeri olan az gelişmiş ülkeleri kontrolu altına almak zorundadır. İşte bunun içindir ki, ABD hem NATO yolu ile, hem de iktisadi yardım yolu ile Türkiye ve bütün az gelişmiş ülkelere el atmış durumdadır.

İlk kurtuluş savaşı ile batı emperyalizmini ve onun maşası olan Yunanistan’ı denize dökmüş olan Türkiye, 1947 lerde yaptığı yardım anlaşmaları ile ABD’nin ağına düşmüştür.

Bu tarihten itibaren Amerika sürekli olarak bize borç vermekte, bunun karşılığında da devlet teşkilatına kendi uzmanlarını ve casuslarını yerleştirmektedir.

Böylece aldığımız beş-on kuruş borca karşı, ABD’ne karşı boynu bükük kalıyor, memleketimizin siyasi ve iktisadi yönetimini elimizden kaçırıyorduk.

Ayrıca verdikleri 5-10 kuruş yardımda bize fayda değil, zarar veriyordu.

Çünkü, bu para ile yalnız kendilerinden alışveriş etmemiz şartını koyuyorlar, böylece de ellerinde kalmış malları pahalı-pahalı bize okutuyorlardı.

Bugün yapılan hesaplara göre her doğan çocuk 20 bin lira borçla doğmaktadır ve şimdiye kadar aldığımız borçlar ancak 2014 yılında bitecektir.

Bu mekanizma bugüne kadar devam etmiştir, bu işe ‘dur’ denilemezse daha da devam edecektir.

Emperyalistlere İzmir’de ilk kurşunu sıkan ve öldürülen Hasan Tahsin (diğer adıyla Osman Nevres)’in kanlarının suladığı Kordon boyunda bugün emperyalist çizmelerini görmek istemiyoruz. Ve şuna mutlak olarak inanıyoruz ki; Kurtuluş Savaşımızı başaran babalarımız, dedelerimiz de bizler gibi düşünmekteydiler, düşünürlerdi.

Son Çekoslovak olayları da göstermektedir ki; büyük devletlerle yapılan ikili anlaşmalar onların lehine bir işlerlik içindedir.

Türkiye Gençleri olarak üslerden, yerli yabancı kapitalistlerden arınmış, ne Amerika’nın ne Sovyetler Birliği’nin bayrağı dalgalanmayan tam bağımsız mutlu Türkiye istiyoruz.

Bunun yolu ise iktidarı, bizi bağımlı hale sokan hakim çevrelerin elinden almak, yönetime Anayasa yoluyla emekçi halkın ağırlığını koymasını sağlamaktır.

Bu amaca ulaşmak için kıskançlıkla bağımsızlıktan yana olan Türkiye Gençliği, emekçi halkla gönül gönüle çalışmaktadır.

Halkımızı ve onlardan yana aydın kadroları emperyalist uluslara karşı mücadeleye çağırırız. Saygılarımızla.”

 

Cumartesi, 29 Ağustos 2015 18:50 tarihinde güncellendi
 
 
mod_vvisit_counterBugün132
mod_vvisit_counterDün483
mod_vvisit_counterBu hafta4759
mod_vvisit_counterBu ay24409
mod_vvisit_counterTüm1804358