.
Sinan Kazım Özüdoğru PDF Yazdır E-posta

Bu makale 15416 defa okunmuştur.

Salı, 30 Kasım 1999 02:00
Kızıldere’de yoldaşlarını idam sehpasından kurtarmak isterken hayatlarını yitiren 10 devrimciden Sinan Kazım Özüdoğru’nun ağabeyi Emin Özüdoğru, kardeşinin uğrunda öldüğü mücadelesinin başarıya ulaşacağına inanıyor: ‘Sesler uzaktan gelse de ümidimizi kaybetmeyelim yeter.’

Onlar’dan biri: Sinan Kazım Özüdoğru

30 Mart 1972. Üzerinden tam 34 yıl geçen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı günlerinden birine işaret ediyor bu rakamlar ve harfler. Bu tarihte, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin ınan’ın idamlarını engellemek amacıyla kaçırdıkları üç ıngiliz teknisyen ile birlikte Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde bulunan ve devlet güçleri ile çatışmaya giren THKP/C ve THKO önder kadrolarından 10 kişi; Mahir Çayan, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Erkan Sarıhan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy, Ömer Ayna, Cihan Alptekin askerlerle girdikleri çatışmada can vermişlerdi. O günden bugüne 30 Mart 1972 tarihi Türkiye Devrim Tarihi’nin en önemli sayfalarından biri olarak yerini alırken, Kızıldere’de canlarını bırakanların en yakınlarındakiler ise yaşamlarını hem acıyla hem de gururla sürdürmeye devam ediyor. Sinan Kazım Özüdoğru’nun ağabeyi Emin Özüdoğru da ızmir’in Dikili ilçesinde, kardeşinin yaşamına dair anıları hep aklında tutarak hayatını sürdürüyor. Emin Özüdoğru, kardeşinin yaşamını, mücadelesini, kendisinin yaşananlara bakışını şöyle anlatıyor:

“Kazım, memleketimiz olan Sivas’ın şarkışla ilçesine bağlı Gülören köyünde doğmuştu. Aslında nüfustaki ismi ve ailemizin bildiği ismi Kazım Özüdoğru’ydu. Sinan ismi daha sonra politik faaliyet içinde Kazım’ın önüne eklendi. Köyümüzdeki okul 3. sınıfa kadar eğitim verdiğinden Kazım da komşu köylerde öğrenimini sürdürmek zorunda kalıyordu. Daha sonra, 1960 yılında ailece Ankara’ya göç ettik. Kazım, lise öğrenimini gördüğü Ankara Atatürk Lisesi’nde tiyatro ve benzeri sosyal etkinliklerde aktif olarak yer alıyordu. Liseden sonra Ankara Üniversitesi hukuk fakültesini kazandıysa da 1 yıl okuduktan sonra Ankara Sosyal Hizmetler Akademisi’ne geçiş yaptı. Biz, aile olarak çok fazla politik faaliyet içinde değildik. Ailemiz Demokrat Parti’ye yakındı. Ancak Kazım’ın Ankara ve çevre illerdeki toprak ağalarına karşı verilen mücadelenin içinde olduğunu biliyorduk. Kardeşimin hayatında en belirleyici olan tarih bana göre 22 Nisan 1970’ti. O gün Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde meydana gelen bir olayı komşusunun evindeki radyodan dinleyerek fakülteye giden bir emniyet müdürü, üniversite özerkliğine rağmen, savcılık izni olmadan fakülteye girmek istiyor. Tabii oradaki gençler de polisin üniversiteye izinsiz giremeyeceğini belirtiyor ve polisle kavgaya tutuşuyor. Emniyet müdürünün olayın ardından verdiği ifadesinde kendisine ilk yumruğu Kazım’ın attığını söylemesiyle Kazım da aranmaya başlamıştı. Olayın ardından bir süre kayıplara karışan Kazım, ağustos ayında teslim oldu ve mahkemeye çıkarıldı. Mahkemede Öğretim Görevlisi Muammer Aksoy’un şahit olarak dinlenmesi ve Kazım’ın olay yerinde olmadığını söylemesi üzerine hakim de tutuksuz yargılama kararı vermişti. Bunun ardından kardeşim 14 Ekim 1970 tarihinde yapılan Dev-Genç genel kurulunda genel sekreterliğe seçildi. Politik faaliyetlerinden dolayı Kazım ile çok fazla görüşme fırsatımız olmuyordu. Ancak ıngilizler’in kaçırılmasının ardından Kazım, Hüdai Arıkan, Ertuğrul Kürkçü ve Ömer Ayna ile eşimle birlikte yaşadığım eve geldi. Ev değiştirme sırasında evimize gelen dört kişi diğer arkadaşları ile bağlantılarını kaybetmişlerdi ve benden yardım istiyorlardı. Ben de ertesi sabah bana verdikleri isimlerle ve adreslerle bağlantı kurarak yeniden buluşmalarını sağladım. Eve gelen arabayla alındılar ve bu onları son görüşüm oldu.''

‘Baskılar bitmedi’
Emin Özüdoğru, kardeşinin Kızıldere’deki ölümünün ardından birçok zorluk ve baskılarla karşılaştıklarını söyleyerek yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Kızıldere’de yaşananların basına yansımasının ardından bir araba kiralayarak Niksar’a gittik. Niksar’da kardeşimin cenazesini almak üzere ağabeyimle birlikte savcılığa gittiğimizde burada büyük bir kalabalığın bize saldırtılmak üzere toplandığını gördük. Bizi ise sadece bir bekçi koruyordu. Neyse ki soğuk kanlılığımız sayesinde buradan kurtulmayı başardık. Ancak yolculuğumuz süresince daha kötü olaylarla karşılaştık. Ankara’ya yaklaşırken, Kayaş civarında benzin almak üzere girdiğimiz istasyonda araçlarının bozulduğunu söyleyen ve kendilerini Ankara’ya götürmemizi isteyen iki kişinin bu teklifini kabul ettik. Ankara’ya kısa bir mesafe kala arama noktası oluşturan polisler ile karşılaştık. Arama noktasının bizim için kurulduğunu biliyorduk. Arama noktasından sonra önümüze ve arkamıza verilen iki adet polis aracıyla birlikte mezarlığa doğru hareket ettik. Mezarlığa ulaştığımızda bizi araçlarımızdan indirerek aramaya başladık. Ancak orada şahit olduğum olay çok kötüydü. Polisler bize karşı kötü muamele yapmaktansa aracımıza aldığımız iki kişiye yönelmeyi tercih ettiler. Bu iki kişiyi hem çok feci biçimde dövüyorlar, hem de adamlara ‘Ulan bunlar sizin düşmanınız, nasıl arabalarına binersiniz’ diyerek hakaret ediyorlardı. Bu dayak ve hakaretlerin ardından adamları bıraktılar. Ancak, cenazeyi bizden aldılar ve mezarlıkta bilmediğimiz bir yere gömdüler. Birkaç gün sonra yardım etmesini umarak gittiğimiz mezarlık müdürü ‘şimdi bir şey söyleyemem, bir ay sonra gelin’ dedi. Belli ki bir yerlerden bu doğrultuda talimat almıştı ve çekiniyordu. Kazım’ın mezarının yerini ancak bir ay sonra mezarlığa gittiğimizde aynı kişiden öğrenebildik.''

'Umudu yaşatanlar hala var’
Özüdoğru ailesinin siyasete pek de ilgili olmadığını, seçimden seçime oy kullanmakla yetinen bireylerden oluştuğunu belirten Emin Özüdoğru, ailenin “68 devrimci hareketi''nin yükseldiği yıllarda Demokrat Parti’nin yerini alan Adalet Partisi’ni desteklediğini, kendisinin de o zamanlar siyasete çok da yakın olmadığını dile getiriyor. Ancak Emin Özüdoğru, kardeşinin mücadele içinde yer almasının ardından kendisinin de dünyaya bakışının değiştiğini söyleyerek Kazım Özüdoğru’yu ve kendi hayatındaki değişimi şu şekilde anlatmayı sürdürüyor:

“Kazım’ın ailesiyle, çevresindekilerle çok sıcak ilişkileri vardı ve hep saygı duyulan bir kişi olmuştu. Komşuların çocuklarına ücretsiz ders verir, hep bu tür faaliyetlerini arttırmak için çabalardı. ınsani yönünün de güçlü olduğunu başımızdan geçen şu olayla anlatabilirim sanırım: Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde polisle yaşanan ve birçok yaralının olduğu çatışmanın ardından eve gelen Kazım’a yengesi yani eşim o anki öfkesi ile ‘Siz de onları vuramaz mıydınız’ demişti. Kazım’ın eşime cevabı ise şu oldu: ‘Onlar ekmek paraları için oradalardı, onlar bize vurdular, ancak biz onlara vuramazdık.’ Kazım’ın mücadelesini başlarda belli etmesem de içten içe destekliyordum. Çünkü o nerede bir gecekondu yıkımı olsa, nerede haklı bir mücadele olsa oraya koşuyorduve bu durum benim hoşuma gidiyordu. Bunların etkisiyle ben de yavaş yavaş sosyalist mücadele içinde yer aldım. Öyle ki, 1979 yılında DıSK’e bağlı Bank-Sen’de Genel Yönetim Kurulu üyesi oldum. 12 Eylül’le birlikte TKP davasından aranmaya başladım, fakat on yıllık zaman aşımı süresinin dolması ile birlikte dava düşmüş oldu.''

Emin Özüdoğru, bugün dönüp Kızıldere’ye bakınca gördüklerini, bugünün gençlerine ve kardeşinin mücadelesinin bugüne yansımasına bakışını ise şu sözlerle ifade ediyor:

“Ben silahlı mücadeleyi onaylamıyordum. Ancak çocukları, Kazımlar’ı, Mahirler’i o zaman silahlı mücadeleye zorlayan şartlar vardı. Onlar silahlı mücadeleye zorlanmasalardı bugün Türkiye’de çok güzel şeyler yapıyor olacaklardı. Sosyalizm bir ağaçsa, 68 kuşağı bu ağacın dallarını meyveye dönüştürdü. Belki çok klasik bir söylem, ama 12 Eylül istediği gibi bir gençlik yaratmayı başardı. Fakat buna rağmen mücadele edenler tükenmedi, tükenmeyeceğine inanıyorum. Okuyup araştıran insanlar umudu yaşatmaya devam ediyor. Sesler çok uzaktan da gelse ümidimizi kaybetmeyelim yeter.''

Erkan ÇINAR - ıZMıR

SESONLINE

 
 
mod_vvisit_counterBugün2094
mod_vvisit_counterDün893
mod_vvisit_counterBu hafta11050
mod_vvisit_counterBu ay31695
mod_vvisit_counterTüm1475034